Hayalce
‘sınırlarda yaşamak’
Adım atarsam ölecekmişim gibi… Sanki toprak olacam silinecem. Bir adım sonrası sanki ölüm şuan durduğum yer ise yaşam. Sanki kalbim olan yaranın yanına bir de kurşun yarası bekliyor. Yani bir ve hakkında bilgiler.
Adım atarsam ölecekmişim gibi… Sanki toprak olacam silinecem. Bir adım sonrası sanki ölüm şuan durduğum yer ise yaşam. Sanki kalbim olan yaranın yanına bir de kurşun yarası bekliyor. Yani bir yârin yarası bir de kurşun yaram. Dönersem pişman, gidersem ölü, kalırsam bir hiç olacam. Sanki her şey o anda bitecek gibi. Şuan sırt döndüğüm yer yârimin, hayatımın, namlunun olduğu yer. Adım atarsam kurşunun bulacağı benden olacam sanırım.
Dikenli tel var, bilmediğim gelecekle aramda gidersem canım acır. Gitmezsem hep kalacam burada adım atarsam ölecem. Sınırlarda yaşamak böylemidir hep, yani yaşam ile ölüm arasındaki nokta bumudur? Peki, yaşam ile ölüm neden bu kadar yakın ki birbirine…
Ortası bir hiç olmaksa hiç olmak istemediğim şekilde bir ‘hiç’ mi oldum şimdi?
Ne olurdu şu ayak bastığım toprak olsaydım savrulsaydım etrafa. Ya da şu kurşun olsaydım sadece delseydim bir yüreği sahibini bilmeden. Ya da şu dikenli tel olsaydım insanları tutsaydım tam da önümde. Ama tutulan ben olmasaydım. Hem ölüm hem yaşam bu denli yakın olmasaydı da ben yine bir ‘hiç’ kalsaydım…
Ve verilen bir karar… Seçilen bir yol oldu… Yüreğe sanki sıcak bişey dokundu… Aslında buz gibi bir kurşun sıcak yüreğe dokundu…
Anlaşılmıyor başta ama bakarsın ki sen adım atmışsın. Uçlarda yaşamanın bedelini ödemişsin. Yârinden başka kimsenin giremediği yere layık olmayan bir kurşun girdi. Ve yaşam sırt çevirdiğin yerde kaldı…
Şimdi istenilen gibi oldu… Toprak olundu… Bir hiç olundu…
Ama yaşam olunamadı dikenli tel buna izin vermedi…
09.08.2008 11:23 Yazan: Gundii
çok güzel olmuş herzamanki gibi
ablamızsın diye kıyak geçiyorum unutma
09.08.2008 19:34 Yazan: hayalll
sağolsın...kardeşim de kıyak niye dıyon ..gerçekleri sole eleştıreye açığım....
10.08.2008 13:18 Yazan: hayalll
'Ölümlerden Bir Yazı Yaşamaya Devam Edenlere'
sana çok uzaklardan yazıyorum ..aslında en yakınından..ben ölümün yanındayım.
Yazıyorum . ölüme ile yaşamak beraber değil midir zaten? ben ölümlerdeyim sen
yaşamdasın ..ÖLÜM taşın arkasına saklandı biz ölüme sırtımızı döndük'dur'
diye uyarmadı vurdu sadece.... o kadar çok vurdu ki ölümün adı vahşet oldu…
yemek yemek ,su içmek sırdanmıdır?Değildir!!! ölüm burda sıradan geriye kalan
acı ve imkansızlık.belkide çaresizlik,belkide sessizce ölümü beklemek..
duyulan her ses ya bizden bir parça aldı yada hayatımızı.bende kaçamam
kaçarsam ardımda hayatlar var ağlayan hayatlar bir hiç uğruna giden canlar..
yaşamamak bazen yaşamaktan daha cazip geliyor ..ama yine de yaşamak içine
çekiyor beni..arkadaşlarımın hiç biri yok bazılarını toplamışlar bir arabanın
arkasına yolculuk sonunda size yaşamayı sunacağız diye..korkarım ölüme yaşamı
giydirmişler..ve dönmeyecekler geri...birer kayıp oldular onlarda.Tıpkı gidenler gibi tıpkı yakında gidecekler gibi…
Defalarca aşağıladılar bizi aşağıları bile hak etmeyenler. Öpülesi elleri çiğnediler bize hayatlarını masal gibi anlatan tonton yaşlılarımız artık figan ediyorlar bunlar masal olmuyor haliyle gerçekler de ancak figanla anlatılıyor. Aslında figanları duyacak kimse de kalmadı ya…
Her giden canda hayatımız biraz daha ölüyor .Artık ne çocuklarımız var ne de okulumuz .Okul bitmeden hayatları bitti çocukların.Öğretmenlerimiz de yok.Zaten öğrenememişiz biz bunları ama yaşattılar.Öğretmen bir defa ‘geleceğiniz’ derdi önümüzde sınırsız bir gelecek açılırdı.Hayaller de öğreten de öğrenen de yok artık.Ve neşemiz tıpkı vuranların vicdanları gibi yok oldu.Ağlamak hep ve tek yaptığımız şey .Herkes olanlara oturduğu yerden bakıyor diye .Birileri bu infaza karar verdi diye biz her gün bir hiç uğruna ölüyoruz.Ve ölümler bir çukurda toplanıyor öyle bir iki değil sayamayacağımız kadar…
Hayatlarımızı söndürüyorlar.Sığınacağımız tek kişi annelerimizi öldürüyorlar.Elimiz annelerimizden ayrı yere düştü.Bir daha bulamadık birbirimizi .
Bazen sıraya dizip vurdular bazen de arka arkaya en önde en erken öleni sonra gelen ikinci ve sonra gelmeler hiç eksilmedi.
Bazen olduğun yerde bazen de kaçarken .ölümün saklanacak yüzü kalmamıştı her köşede her baktığımız yerde vardı artık.
BİZ ÖLÜMÜ SEÇMEDİK ÖLÜM BİZİ SEÇİYOR…
Sırf sen neden böyle kokuyorsun?
Neden kirlisin?
Neden inandığın değerlere dil uzatmıyorsun?
Neden kaçıyorsun?
Neden yaşın küçük?
Neden ismin bu?
Ben hiç kokmazdım annem yok ki temiz kokayım diyemedim…
Ben kirliliği sevmem bu taşıdığım savaşın rengi diyecektim diyemedim…
Benim inandığım değerler beni yalnız bırakmadı savaşta bile…ben barışta değil savaşta da inancımı bırakmayacam diyemedim…
Kaçıyorum çünkü ölüm bana soğuk geliyor ben daha küçüğüm yaşayacağım bir hayatım var diyecektim diyemedim…
Benim yaşım küçük ama annem gözümün önünde öldürüldüğü günden bu yana ben çok büyüdüm diyemedim…
Benim ismim şerefli bir isim dedemin adını verdiler bana diyecektim ama söyletmediler …
Sadece sordular ben cevaplayamadan onlar vurdular.vurmaları için bu soruların bir tanesi yeterli bir sebeptir.üstelik cevapları duymaları gerekmez
YAZMAKLA BİTMEZ…
VURULDUM HENÜZ ÇOCUKTUM…
KENDİ DİLİMİ BİLDİĞİME DAİR ŞÜPHYE DÜŞTÜM …
İZAH EDECEK KELİMEM YOK LÜGATIMDA…
10.08.2008 13:19 Yazan: hayalll
belki de hayata hep kendi gözümüzle baktığımız için bişeyler hafızalardan siliniyor ama savaş çocukları ölümü ve unutulmayı haketmedi ... savaşa çocuk gözüyle bakmaya çalıştım umarım beni bir gün affederler ........:( :( :(
11.08.2008 02:51 Yazan: Pedaliza
Çocuklar unutur derler ama savaş öyle bişeyki yenir yutulur unutulur gibi değil..
Yazdıklarınızı takdir ettim.. çok anlamlı.. paylaşımlarınızı kurallar gereği bu başlıkta devam ettirin lütfen
12.08.2008 01:26 Yazan: hayalll
bölüm kurallarını okumama rağmen hata yapmışım ...tşkler ilgilendiğiniz için...
18.08.2008 15:09 Yazan: jixcoskun
paylaşım için sagolasın
21.08.2008 01:47 Yazan: yadigarca
Güzel bir yazı okudum.Uzun zamandır girmeye vakit bulamıyordum, iyikide girmişim.