
Alıntı:
|
Dinin işaret ettiği yöne gitmeyi bırakıp dinin kendisine yoğunlaşma, aşırı ve abartılı bir şekilcilik, “din manyağı” olma derecesinde Tevratçılık, İncilcilik, Kur’ancılık, Talmutçuluk, Mişnacılık, fıkıhçılık, hadisçilik, kelamcılık, tefsircilik, mezhepçilik, tarikatçılık, cemaatçilik vb. yaparak insana, eşyaya, hayata ve doğaya yabancılaşma ve böylece tarihin, hayatın ve doğanın işleyen/ yaşayan düzeninden (el-Kitâp) kopuş Ehl-i kitâplaşmanın ortak özelliğidir.
|
yani islamın bazı ilim dallarıyla aşırı ilgilenen demi din manyağı oluyor. haşa cemaat, tarikat hadis, fıkıh, kelam, tefsir bunların islami ilim dalları değilmi.
Alıntı:
|
İçlerinden çok azı işin özünü kaybetmeyip gece yarılarında kalkarak gözyaşları döker. Ekmeğini aşını bölüşerek kardeşlik, tevhid ve adalet ruhunu sürdürür. Bunlar daima azınlıktadır.
|
insanın hele hele müslümanın özünü kaybetmemesi için cemaat, tarikat,mezhep olmadan olurmu mümkünmü
bu kavram çok değişik manalara gelebilir. dinin aşırısı olmaz.
benim anladığma göre; eğer müslümanları bu şekilde kitap ehli olmakla suçluyorsak yanlış